Be able to

10 Haziran 2017 tarihinde tarafından eklendi.
  • Yetenek belirtmek için kullandığımız be able to da aynı can/could gibi Türkçe’ye “-ebilmek” şeklinde çevirilir. Ancak can ve could‘dan farklı olarak “be able to” tüm zamanlarda (continuous olanlar hariç) çekimlenebilir.Yapısı: 
    – Cümle içerisinde “be” zamana uygun olarak çekimlenir. “am-is-are” veya “was-were” olarak çekimlendiğinde cümlede yardımcı fiil gibi görev yapar. Perfect zamanlarda “been” şekline dönüşür. “will, should, must” gibi kiplerden sonra ise “be” olarak kullanılır.- “be able to” yapısından sonra yüklemimiz olan asıl fiil daima yalın halde kullanılır. Aşağıdaki tabloda tüm zamanlarda “be able to” kullanımını görebilirsiniz.

    Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı gibi “can” ve “could” Geniş Zaman ve Geçmiş Zamanda yetenek bildirirken “be able to” diğer zamanlarda da çekimlenebilmektedir.

    be able to  – can – could

  • “be able to”,  “can” ve “could” ile aynı anlamı verir. Ancak özellikle geçmiş zamanda could dan farklı olarak “be able to” bir zorluğun üstesinden gelmek anlamında özel durumlardan bahsederken kullanılır. Yani genel olarak bir yeteğimizden bahsediyorsak can – could veya be able to kullanırız ancak bir defaya mahsus zor bir durumun üstesinden gelerek birşeyleri başarıyorsak bu durumda “be able to” kullanmamız daha doğru olur.
    Örnek
    – He can swim very well.         veya          He is able to swim very well. (Burada genel bir yetenek söz konusu.)
     (O çok iyi yüzebilir.)– Look! He is able to swim despite his injured arm. (Burada ise özel bir durum söz konusu.)
    (Bak! Yaralı koluna rağmen yüzebiliyor.)– I could hear better when I was young.          veya          – I was able to hear better when I was young. (Genel Yetenek)
    (Gençken daha iyi duyabiliyordum.)– I was hardly able to hear the teacher because of the noise of my classmates. (Özel Durum)
    (Sınıf arkadaşlarımın gürültüsünden dolayı öğretmeni zar zor duyabildim.)
  • Ancak olumsuz yapıda “be able to” ile “couldn’t” arasında bir fark yoktur.
    Örnek
    – I couldn’t hear the teacher.              veya            – I wasn’t able to hear the teacher.
    (Öğretmeni duyamadım.)

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
İleri Seviye