have to – has to – had to

15 Haziran 2017 tarihinde tarafından eklendi.
  • Türkçe’ye “-meli/-malı” veya “zorunda” şeklinde çevirebileceğimiz bu ifadeler aslında birer kip değillerdir ancak cümleye verdikleri anlam bakımından “semi-modal” yani yarı-kip olarak adlandırılırlar ve yine modals konusu içerisinde anlatılırlar.
    Bu ifadeler kiplerin aksine bir çok zamanda (continuous olanlar hariç) ve hatta diğer kipler ile birlikte kullanılabilirler.Ancak biz bu yazımızda bu ifadelerin “Simple Present Tense” ve “Simple Past Tense” kullanımları üzerinde duracağız.

    HAVE TO – HAS TO

  • have to – has to : Geniş Zaman ve Şimdiki Zaman da zorunluluk / gereklilik belirtirken kullanılırlar. Burada belirtilen zorunluluk kişinin kendinden çok, bir dış etmene (yasa/kural) bağlıdır.Yapısı
    I/you/we/they” ve çoğul özneler ile “have to“, “he/she/it” ve tekil özneler ile “has to” kullanılır.  Yapmak zorunda olduğumuz eylemi (fiili) ise have to / has to yapılarından sonra yalın halde getiririz. Aşağıdaki tabloyu inceleyelim.
    Örnekler
    – I have to get my tooth pulled out.
    (Dişimi çektirmeliyim.)

    – My father has to take the bus to work because he can’t drive.
    (Babam araba süremediği için işe otobüsle gitmek zorunda.)

    – We don’t have to go to that concert if you don’t want to.
    (Eğer istemiyorsan konsere gitmek zorunda değiliz.)

    Do they have to come here again?
    (Buraya yeniden gelmek zorundalar mı?)

    Does she have to sit next to you?
    (O senin yanına oturmak zorunda mı?)

  • Olumsuz yapıdaki don’t have to – doesn’t have to zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Yapılacak işin gerekli olmadığını belirtir. Yani işin yapılıp yapılmaması kişiye bağlıdır ve yapılması durumunda olumsuz bir sonuç doğurmayacaktır.Örnekler
    – You don’t have to bring your history book today. The teacher is not coming.
    (Bugün tarih kitabını getirmene gerek yok. Öğretmen gelmeyecek.)– He doesn’t have tidy his room. They have a maid in their house.
    (Onun odasını toplamasına gerek yok. Evlerinde bir hizmetçi var.)

    Not ! Gereksizlik belirtmek için “don’t need to – doesn’t need to” ve “needn’t” yapıları da kullanılabilir.
    – I don’t have to work.                  I don’t need to work       ⇔          I needn’t work.
    (Çalışmama gerek yok.)

    – She doesn’t have to work.        She doesn’t need to work.      She needn’t work.
    (Onun çalışması gerekmiyor.)

    HAD TO

  • “had to” geçmişteki bir zorunluluktan / gereklilikten bahsederken  kullanılır. Devamında gelen fiil yalın halde olur. Tüm özneler ile kullanımı aynıdır. Aşağıdaki tabloyu inceleyelim.

  • “didn’t have to” bir işin yapılmasının gerekli olmadığını belirtir. Ancak işin yapılıp yapılmadığı açıklama cümlesinden anlaşılır.
    Örnek
    – I didn’t have to get up early yesterday, so I slept until my mother woke me up at 11 o’clock.
    (Dün erken kalmam gerekmiyordu / erken kalkmak zorunda değildim, bu yüzden saat 11 de annem beni uyandırana kadar yattım.)– I didn’t have to get up early yesterday, but the noise of the workers woke me up at 7 o’clock.
    (Dün erken kalkmam gerekmiyordu, ama işçilerin sesi beni saat 7 de uyandırdı.)

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
İleri Seviye